İş Sağlığı ve Güvenliği Nedir?

İş Sağlığı ve Güvenliği konusu son yıllarda sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Özellikle 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği kanununun yürürlüğe girmesi ile ülkemizde İş Sağlığı ve Güvenliğinin önemi artmıştır. Bu yazımız İş Sağlığı ve Güvenliğinin ne olduğunu ve kısaca tarihini merak edenler için İSGBYS ekibi tarafından hazırlanmıştır. İSGBYS, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş İBYS (İş Sağlığı Güvenliği Bilgi Yönetim Sistemi) yazılımıdır. Keyifli okumalar dileriz.

İçindekiler

  1. İş Sağlığı ve Güvenliği Nedir?
  2. İş Sağlığı ve Güvenliğinin amacı nedir?
  3. İş Sağlığı ve Güvenliğinin Tarihi
  4. Türkiye ’de İş Sağlığı ve Güvenliği Tarihi
  5. İş Sağlığı ve Güvenliği hangi bakanlığa bağlıdır?
  6. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Nedir?

 

  1. İSG Nedir?

İş Sağlığı ve Güvenliğini Çalışma Örgütü (ILO) bir iş yerinde işlerin yürütülmesi sürecinde çalışanlara, üretime, işletmenin bütününe, etraftaki diğer kişilere ve çevreye zarar gelmemesi için yapılan sağlık ve güvenlik çalışmalarının öngörülmesi, belirlenmesi, değerlendirilmesi ve kontrol edilmesini sağlayan bilim olarak ifade etmektedir.[1]

İş Sağlığı ve Güvenliği çalışmaları disiplinler arası olup, tüm aktörlerin dahil olması gereken süreçlerdir. İşverenlere, çalışanlara, iş sağlığı ve güvenliği profesyonelleri dediğimiz; iş güvenliği uzmanlarına, işyeri hekimlerine ve diğer sağlık personellerine, müşterilere, ziyaretçilere ve çevredeki diğer unsurlara iş sağlığı ve güvenliği kapsamında çeşitli görevler düşmektedir.

  1. İş Sağlığı ve Güvenliğinin amacı nedir?

İş sağlığı ve güvenliğinin başlıca amaçları şunlardır:

  • Yapılan işler sırasında veya işler nedeniyle iş kazası yaşanma ihtimalini en aza indirmek
  • Çalışma ortamı nedeniyle oluşabilecek sağlık sorunlarını önlemek ve meslek hastalığı oluşturabilecek işlerde önlemler almak
  • Kazalara yol açabilecek etkenleri önceden tespit ederek oluşabilecek zararları önlemek
  • Çalışanları iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı koruyarak ruh ve beden bütünlüklerini sağlamak
  • İş yerinde alınacak önlemlerle, işletmeyi tehlikeye düşürebilecek durumları ortadan kaldırmak ve işletme güvenliğini sağlamak
  • Uğradıkları iş kazası veya meslek hastalığı sonucu zarar gören çalışanların uygun işlerde çalışmalarına olanak sağlamaktır.

İş Sağlığı ve Güvenliği; mevzuat çalışmalarını, ulusal ve uluslararası standartları ve bilimsel çalışmaları içerir. İş Sağlığı ve Güvenliğini işletmelerde iyileştirmek, iş kazası ve meslek hastalıklarını azaltırken, üretimin sürekliliğini, verimliliği, marka imajını, çalışanların motivasyonlarını ve morallerini artırır.

  1. İş Sağlığı ve Güvenliğinin Tarihi

İnsanların çalıştıkları iş ve bu açıdan yaşadıkları sağlık problemlerine yönelik olarak karşılaştıkları sorunsalları işaret eden ilk kişi M.Ö. 2600’lü yıllar içerisinde yaşamış olan, İmhotep olmuştur. Özellikle Mısır piramitlerinin yapımı esnasında meydana gelen kazalarda çok sayıda kişinin ölmesi ve çalışanlarda sıklıkla bel sorunlarının görüldüğüne yönelik tespitlerde bulunan İmhotep, modern tıbbın babası olarak kabul edilen Hipokrat’tan yüzyıllar önce bu tespitleri yapmıştır.[2]

M.Ö. 2000’lerde; Babil döneminde tarihin bilinen ilk yasalarından olan Hammurabi Kanunları ’nda yer alan düzenlemelerle iş sağlığı ve iş güvenliğinin temellerinin atıldığı ve işi yaptıranın işin negatif sonuçlarından sorumlu kılındığı ilk hükümler hayata geçirilmiştir. Hammurabi Kanunlarında yer alan düzenlemelerden birkaçı şunlardır;

⇒ Yapılan evin yıkılması durumunda bina sahibinin hayatını kaybetmesi karşılığında, binayı inşa eden kişi ölüm cezasına çarptırılır.
⇒ Bina sahibinin mallarının hasara uğraması karşılığında, binayı inşa eden kişi yeniden inşaat sürecinde bulunmakla birlikte bina sahibinin tüm zararlarını karşılamakla mükelleftir.

Dünya’da iş kazası ve meslek hastalıklarına karşı işçilerin korunması amacıyla ilk yasal çalışmalar ve düzenlemeler Sanayi Devrimi ile 19.yy’ın sonlarında yapılmaya başlanmıştır. Sanayi Devrimi ile birlikte ortaya çıkan ve gelişen toplumsal refahın bedelini yine sanayi devrimi ile ortaya çıkmış bir sınıf olan işçi sınıfı ödemeye başlamış, bu durumun sosyal adaletle örtüşmediği görülerek iş kazaları ve meslek hastalıkları konusunda aşağıdaki ilk yasal düzenlemeler meydana getirilmiştir.

Sanayi Devriminde İlk Yasal Düzenlemeler

  • 1802 Fabrika yasaları isimli düzenleme
  • 1833 Fabrikalarda Çocuk işçiliği yasası
  • Doktor raporu (işe girişte)
  • işyeri denetimi İş müfettişliği, istatistiki bilgilerin toplanması
  • Hastanelerde meslek hastalıklarının tedavi edilmesi için özel bölümler kurulması önerilmiştir.
  1. Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliği

İş sağlığı ve güvenliği konusunda ilk çalışmaların başladığı 1850 yıllarında çalışma koşulları oldukça ağır olup, çalışma süresi günde 16 saate kadar çıkmaktadır. Kömür ocaklarında çalışan işçiler kısa sürede meslek hastalıklarına yakalanmışlar ve giderek artan iş kazalarında yaşamlarını yitirmişlerdir. 1829 Ereğli’de kömür madeni bulunuşu ile bu iş kolunun tehlikeleri ve işin devamlılığını sağlamaya yönelik düzenlemeler yapılmıştır.[3]

Dilaver Paşa Nizamnamesi (1865 Ereğli, Zonguldak)

Bu nizamname Ereğli Kömür Havzası’nda uygulanmıştır.

  • Günlük çalışma süresini 10 saat olarak belirlemiş
  • İşçilere çalışma sürelerinin dışında dinlenme süreleri verilmesi
  • İşçilere yatacak yer sağlanması,
  • İşçi ücretlerinin öncelikli olarak ödenmesi ve işe hazır beklemeyen işçilere çalıştırılmasalar dahi ücret ödenmesi gibi başlıklar düzenlemiştir.

Maadin Nizamnamesi (1869 Tüm Madenlerde)

Bu nizamname ile birlikte, iş güvenliğine dair kurallara daha fazla yer verilmiştir

  • Madenlerde angarya çalıştırma sistemi tümüyle ortadan kaldırılmış
  • Madenlerde mühendislere kazaların önlenmesi adına gerekli önlemleri alma ve bu amaca yönelik olarak ihtiyaç duyulan malzemeleri idareden talep etme hakkı verilmiş
  • Kazaların mevcut idareye bildirilmesi, madenlerde doktor ve eczane bulundurulması
  • İş kazasına uğrayan işçilere ve ailelerine işveren tarafından tazminat ödenmesi
  • İş kazasında kusuru bulunan işverenin para cezası ile cezalandırılması gibi birtakım düzenlemeler yapılmıştır.

Türkiye Cumhuriyeti Döneminde 2003’de 4857 sayılı İş kanunu çıkarılmıştır. Özellikle AB normları başta olmak üzere ILO sözleşmeleri esas alınarak hazırlanmış ve yürürlüğe girmiştir. 2006-2008 yıllarında Ulusal iş sağlığı ve güvenliği politikası belgelerinde bağımsız bir İSG kanununun çıkarılması hedeflenmiştir. 2012’de ise 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu çıkarılmıştır. Bu kanun ile neredeyse kamu veya özel sektör ayrımı olmaksızın tüm işletmelerin risk değerlendirmesi ve ISG konularında çalışma yapması zorunlu kılınmıştır.

  1. İş Sağlığı ve Güvenliği hizmetlerinden hangi bakanlığa sorumludur?

Ülkemizde İş Sağlığı ve Güvenliği çalışmaları 1800’lü yıllara dayanmaktadır. İSG ’den hangi bakanlık sorumludur? diyorsanız, Türkiye’de İş Sağlığı ve Güvenliği hizmetleri T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı çatısı altındaki kuruluşlarda yürütülmektedir. İş Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, İş Sağlığı ve Güvenliği Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (İSGÜM) ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik Eğitim ve Araştırma Merkezi (ÇASGEM) İş Sağlığı ve Güvenliği konusunda hizmet vermektedir. İş Teftiş Kurulu Başkanlığı, T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı çatısı altında denetim ve teftişten sorumlu birimdir. İş Sağlığı ve Güvenliği çalışmalarında sağlık konusunda T.C. Sağlık Bakanlığı da rol almaktadır.

  1. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu Nedir?

Sayılı İş Sağlığı ve İş Güvenliği Kanunu[4], işveren ve çalışanların, işyerindeki iş güvenliği ve iş sağlığının sağlanması ve mevcut koşulların iyileştirilmesi için yetki ve sorumluluklar ile hak ve ödevleri düzenler. Bu kanun, herhangi bir alanda, herhangi bir ünvan ve şekil ile çalışan herkes için geçerlidir. Kamu ve özel sektöre ait bütün işlere ve işyerlerine, bu işyerlerinin işverenleri ile işveren vekillerine, çırak ve stajyerler de dâhil olmak üzere tüm çalışanlarına faaliyet konularına bakılmaksızın uygulanır. 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa ek olarak; 4857 Sayılı İş Kanunu, 5510 Sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu, Umumi Hıfzıssıhha Kanunu ve 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu göre çıkarılan Yönetmelikler İSG hizmetlerinin mevzuatını oluşturmaktadır.

İşverenlerin İş Sağlığı ve Güvenliği kapsamında yükümlülüklerini bu yazımızda bulabilirsiniz.

 

Özetle;

İSG nedir? sorusunun yanıtı kısaca; yönetmelikler, kanunlar ve tebliğler ile tüm çalışanların korunmasını sağlamaya yönelik uygulama ve incelemelerin bütünüdür. İş Güvenliğinin amacı ise kişilerin bir işe başlamadan önceki ve bitirdikten sonraki sağlık durumunun aynı olmasını sağlamaktır. Türkiye’de iş Sağlığı ve Güvenliği, Tanzimat sonrası sanayileşme ile başlamıştır. Son olarak, İş Sağlığı ve Güvenliği 6331 sayılı Kanun’da düzenlenmiştir ve T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı‘na bağlıdır. 

 

[1]https://archive.md/20120904021458/http://www.ilo.org/safework_bookshelf/english?content&nd=857170174

[2] https://www.researchgate.net/publication/51378739_Occupational_medicine_in_ancient_Egypt

[3] https://dergipark.org.tr/en/download/article-file/263389

[4] https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.6331.pdf

 

Etiketler: #isg #iş sağlığı ve güvenliği nedir #isg tarihçesi #iş güvenliği kanunu nedir #ülkemizde iş sağlığı ve güvenliği #iş güvenliğinin amacı #iş sağlığı ve güvenliği faydaları #geçmişte isg #Türkiye’de iş sağlığı ve güvenliği #isg bakanlık